Tren raylarına bırakıp bedenini sonsuz özgür olmak ister insan.Büyük, küçük adımların arasında ilk adımlarını atmaya can atarken; yürümeye gücü kalmamış bedenlerin iç çekişleri duyulur garlarda. Eskisi kadar önemi kalmasa da trenlerin hala insana dair anılar , izler, sesler barındırır. Gidip dinlemek, hatırlamak güzeldir fakat aslında ne kadar dipsiz bir yalnızlığın gölgesinde nefes aldığını hisseder ciğerler.
Yüzünü rüzgara verip her şeyi bir anda unutmak sadece gördüğünden bir hayat kurmak...
Çocuk kalmış yüreklerin en basit oyunudur trenler.Birbirine bağlı vagonlarla gider durur tıpkı hayat gibi.
An gelir , zaman geçer; indiğinde trenden yolculuk biter , oyun biter.Kazanan var mıdır ? Bilinmez. Ancak kaybettiği gözünün önünde aşikar öylece durur.
Yüzünü rüzgara verip her şeyi bir anda unutmak sadece gördüğünden bir hayat kurmak...
Çocuk kalmış yüreklerin en basit oyunudur trenler.Birbirine bağlı vagonlarla gider durur tıpkı hayat gibi.
An gelir , zaman geçer; indiğinde trenden yolculuk biter , oyun biter.Kazanan var mıdır ? Bilinmez. Ancak kaybettiği gözünün önünde aşikar öylece durur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder